30 Kasım 2009 Pazartesi

tepecikli


ara sıra sahada ruh gibi dolaşan futbolcuları görünce içimden "üstüne para veririm o formayı giymek için!" diye geçirdiğim çokça an olmuştur. alişanı ana haber bülteninde görünce ve üstüne verdiği ücretleri anlatan fondaki ses eşliğinde, tepeciksporla çıktığı antreman görüntüleri gösterilirken tekrar canlandı bu hissiyatım. kendini klübe para vererek transfer ettiği ve klübün kamp masraflarını da karşıladığı düşülünce spora olan merakı hoş görünüyor elbette; 32 olan tecil yaşını 38e çıkardığı "safsata"sını bir kenara bırakırsak tabi:)


ki bu durumda kendisinin magazin programlarındaki asan kesen milliyetçiliğine mi vurgu yapmalı, aynı halet-i ruhiyedeyken insanı askerlikten soğutan bu ülke havasında mı suç bulmalı, yoksa kökten bir çözüm için sadece şanlı aliye mi atmalı bütün suçu? önce hemen son şıkka sarılsam da, karar vermenin bu kadar basit olmamasına, ve kesin doğrularla aramın iyi olmamasına sığınarak "kararsızlık" girdabına attım kendimi. en sonunda bir ahmet hakan, oray eğin keyfiyetine bürünmeye karar vererek, koca bir "aman:)" çekip kahvemden yudumlayarak alişanı yeşil sahalarda bırakmaya karar verdim:) en güzeli..

29 Kasım 2009 Pazar

mesai zorunluluğu: gunto'dan maç yorumu ve bünyonun düdüğü


takip ettiğimiz sanal ataklara, sanal "ah" lar çekerken, sayfayı refresh ettiğimizde üstte görünen 0-1 e yine içsesimle sevinmek zorunda kaldım. derken comeback günlerindeki bobo'dan günün ilk kötü haberi geldi. gunto'nun yorumu ise tuz biber oldu keyfimize; zihnimizde sabıkalı olan bu isim skor garantisi elde edeceğimiz bir maçta yine sahneye kendini koymadan edemedi. tabi görmeden gunto güveniyle yapılmış bir yorum bu. umarım yersizdir bu kuruntum, fakat gözlerimin önünde beliren bünyo silüeti bu kuruntunun yoğunlaşmasından başka işe yaramıyor:)

28 Kasım 2009 Cumartesi

29/11/2009 maç tahminleri

TSL

307 ANTALYA - GENÇLER --- ÜST --- 1,65
325 ANKARA G. - DENİZLİ --- 1 --- 1,35
327 MANİSA - KAYSERİ --- 0 --- 3,00
351 TRABZON - ESKİŞEHİR --- ÜST --- 1,70

TOPLAM 11,3

AVR

342 CAGLİARİ - JUVENTUS --- ÜST --- 1,65
399 CATANİA - MİLAN --- 2 --- 1,65
404 A.MADRİD - ESPANYOL --- 1 --- 1,60
371 RACİNG - DEPORTİVO --- 2 --- 2,20

TOPLAM 9,5

bol kazançlar :)

yılın en iyi tablosu herhalde ?


26 Kasım 2009 Perşembe

neler oluyor bize?

3 hafta önce trabzon-fener-manu üçlüsünden alınacak puanları hesaplamaya çalışırken tek elin parmaklarından öteye saymak ne kadar gülünçtü kim bilir. bugün gelinen nokta, sabah uyanınca da devam ediyorsa eğer, sakin ve dönmeyen bir kafayla tekrar zevkini çıkara çıkara parmak hesabı yapmak istiyorum:)

24 Kasım 2009 Salı

baba hakkı sorusu?

forma numarası kaçtı acaba?


(2 ay sonra ilk cevap gelince, tekrar canlandırmak istedim soruyu!)

22 Kasım 2009 Pazar

kanarya sevenler için gelsin:)

at fink'e:)


taktik, verkaç, diziliş gibi konulara girmek bu akşam için anlamsız geliyor. aklımdan şu topla ayakların buluşmasından beri şahan'ın koç sikeci gitmiyor:) ayrıca maç boyu Y.D yi aradı gözler, azize bile otururken inönüde, kendi başkanının! muhakkak olası bir yenilgi sonrası protesto yüzünden gelememiş olması düşündürücü?

oynatmaya az kalmıştı!

20 Kasım 2009 Cuma

Ersan İlyasova

Yavaş yavaş ısınıyor 2 yıllık aradan sonra döndüğü Nba'de. Artık ilk beşte sürekli yer alır mı bilemeyiz ama o ribaundlara olan yüksek katkısı ve yüksek üçlük yüzdesi ile artık 30 lu dakikaları alarak,takımda kendine daha sağlam şekilde yer bulması ve bu sene Bucks'ın geçen seneye oranla daha başarılı bir yıl geçirmesi onun da başarılı bir şekilde sophamore yılını Nba'de sürdürmekte olduğunun kanıtıdır. Daha iyiye olması dileğiyle sayın İlyasova....

zamane milliyetçiliği


öncelikle Gs-Fb derbisi olayları ile başlayan basketbol gündemi geçen hafta içi memleketimin güzide basketbol takımı Oyak Renault takımının yetkilileri sayesinde inanılmaz bir rezaleti öğrenmiş oldu. Almanya'da bir hazırlık maçında cezalı oyuncuyu sakatlığı yüzünden takımında yer alamayan bir oyuncunun yerine oynatan Gs basketbol takımının inanılmaz rezaleti ile. Hayatta böyle bir şeyi anlatsalar inanmam hatta ve hatta Mustafa Denizli ve Dick Advocaat'ın 6 yabancı oynatma hatasını hatırlatarak yok daha neler derdim.

Fakat olayın ehemmiyetini aslında bu kazmadan bozma oyuncuyu hangi amaçla oynattığını açıklayan Ex-Gs erkek,bayan basketbol antrenörün açıklamalarından öğreniyoruz. Milli duygulara kapılarak oynatmak istedik. Bir oyuncu düşünün hazırlık maçında yumruk atmaktan 5 maç ceza alıyor ve federasyon tarafından önüne bir şans konularak 5 maçlık cezayı hazırlık maçında çekebilirsin deniyor ve bu kazmanın antrenörü bu işe yaramayan adamı Almanya'da gurbetçilere galibiyet sevinci yaşatmak için takımı ligden düşürme pahasına oynattığını söylüyor. Şimdi bu adam yıllardır Oyak Renault, Darüşşafaka'da gerçekten çok başarılı işler yapan, en sonunda da Gs bayan takımı ile avrupa kupası kazanan Okan Çevik. bu adam her zaman genç neslin en başarılılarından biri olarak karşımıza çıktı ve başarılı idi zaten. Ama hangi mantıkla böyle bir yükün altına girersin inanın anlaması,algılaması ve mantıklı açıklama bulması zor.

Bir antrenör milliyetçilik uğruna bu ülkenin en önemli basketbol ekollerinden birisinin feshine kadar gidecek bir işe imza attığını utanmadan söylüyor. Gs küme düşürülse ki büyük ihtimalle gidici, o zaman hangi milli duyguları kabararak galibiyet sevinci yaşayabilecek.

Açık ve net görülüyor ki bu ülkede milli takım seviyelerinde çalışan Koray Mincinözlü gibi bir antrenörün, yıllardır bu ligde çalışan Okan Çevik gibi bir antrenörün ve koskoca Galatasaray kulübünün kendisini ligden düşürecek bir hatanın üstünü milli duygular ile kapattığını ve başkanın da tek yaptığı bu adamları işten kovmakla bulduğu bir olaya şahit olmaktayız. Bu arada basketboldan sorumlu adam Yiğit Şardan'da kendini yetkilerimi kıstınız bu yüzden müdahele edemiyorum diyor ya bunun üzerine zaten laf-ı güzaf herşey.

summer wine

19 Kasım 2009 Perşembe

kimliğimiz budur!


Biz, Büyük Beşiktaş Taraftarıyız.
Kimliğimiz budur.

Her birimize kimlik sorulacağı ilanı yapılarak potansiyel suçlu muamelesine maruz kıldığınız bizler bu ülkenin insanlarıyız, halkız, Beşiktaşlıyız.

Bizleri tanımıyor değilsiniz;

İsçiyiz, issiziz, öğrenciyiz, öğretmeniz, şairiz, memuruz, tezgahtariz, yazariz, çizeriz. Bildiğin işportacıyız, çiftçiyiz... Köydeki çoban, denizdeki balıkçı, yoldaki şoförüz. Kadın-erkek, kimimiz yaşlı kimimiz genciz… Yeni doğmuş bir bebek, sokakta kovaladığın çocuğuz. Ezcümle, halkız, Beşiktaşlıyız.

Biz, Büyük Beşiktaş Taraftarıyız.

18 Kasım 2009 Çarşamba

devler liginde çArşı


yarı final/final müsabakaları için inönüye taşındığını ekranda görünce öğrendim, haberim yoktu. pek tabi tribünü beşiktaşlılar dolduracaktı, pascalın takımı da finallerde olunca da katılım hayli yüksek; acur biliyor bu işi, biliyor da bizim fransız pascal kullanıldığının farkında mı acaba? sahadaki o iri ve sağlam duruşuyla da derin bir "ahh" çektirtmedi değil bu arada. (saha sonundaki göz yaşlarını - aklıma bir yılan düşse de - samimi görerek katıyorum göz yaşlarıma.)

bir süre geçmişte özlemle yaşasam da, kapalıya konuşlanmış yığının küfürlü tezarühatlarıyla irkildim. fenerinden girip cimbomundan çıkan besteler gırla söylenmeye başladı, durmaksızın. kamera tam çekmedi ama 14-17 yaş aralığında hevesli gençlerin sırtlarında (adı, amblemi pankartta güzel, fakat montta bir o kadar itici) beyazlı-siyahlı çArşı montlarıyla, şapkalarıyla doldurduğu bir kapalı hayal ettim(yanlış mı ettim). tribün popülerliğinin sahalara ittiği, çarşı/karşı deyimini ağzından düşürmeyen ama o bildiğimiz, sevdiğimiz değişmeyecek sandığımız semtin çArşısının, entelektüel yanının nasıl sekteye uğradığının resmiydi karşımdaki. güzel işler çıkmakta elbet çoğu zaman, forumlarda, orda burda, stadyumda bunun bir çok örneğini görmek mümkün; bu aralar forzaya girenler, henüz girişte bu sosyal sorumluluk sahibi grubun bir yerlerde ama elini ayağını çekmişcesine yaşadığında tanık olabilir. ama maalesef çokça ilk anlattığım kısımdaki o iç karartıcı devrimin karanlık ışıklarıyla karşılaşmaktayım; söv, küfret, nefret et...

dönelim bu görüntünün ekrandan ne kadar çirkin algılandığına; sahada seversin sevmezsin "futbol" denen oyunu sana bana, fenerlisine, cimbomlusuna sevdirmiş, nicelerce sevindirmiş, üzmüş oyuncular bulunmakta. anlarım tanjuya, ermana kılsın, kendisi olmasa da ahmet çakara da öylesin, ama yeri mi a dostlar? zaten çatısı altında bulunduğun koltuklardan daha dün başta set sahibi olmak üzere 36 kişi men edilmiş, kaç haftadır kavgada gürültüdesin kendi içinde, yönetiminle. bu mudur dünyaca ünlü çArşı aklı; değildir evet. ama bunu sadece kalbi siyah/beyaza bölünmüşler bilmekte. o sesleri, yaygarayı duyana izahı ise zordur, ki kendi kulaklarıyla, gözleriyle tanık olmuştur artık insanlar, fener ve cimbom nefretinden ibaret değil beslediğimiz desek ne kadar anlaşılır artık.

kimin ne kadar umrunda bilmiyorum ama giderek ve hızlanarak tribün profilimizi oluşturmaya başlamakta "fener ve cimbom nefreti". bu görüntüleri verenlerle aynı beşiktaşı sevmiyorum ben, sevemem de. yanlışları olsa da o aklı selim, vakur görüntüsüyle, tok sesiyle sevdalı olan tribünü sevdim ben, sadece beşiktaşa sevdalı!

16 Kasım 2009 Pazartesi

kapalı / numaralı

Eski Açık: 75,00 TL
Yeni Açık: 75,00 TL
Kapalı Alt: 200,00 TL
Kapalı Üst: 250,00 TL
Numaralı Kenar: 225,00 TL
Numaralı Orta: 250,00 TL
VIP Alt A-F: 250,00 TL
VIP Alt B-E: 320,00 TL
VIP Alt C-D: 400,00 TL
VIP Üst A-F: 450,00 TL
VIP Üst B-E: 650,00 TL

fahiş nedir, neye denir? numaralı ve kapalı tribün bilet fiyatları nasıl aynı olabilir? fiyat/tribün orantısına bakarsak kapalı için 150/200 balansı bile fazla gelmektedir. bu yönetim her derbi maçta, avrupa maçında aynısını yapmakta, her defasında yakınmaktan başka bir şey de yapamamaktayız ne yazık ki!

15 Kasım 2009 Pazar

kapalı/36


Y.D nin tribüne açtığı savaş dün itibariyle faal bir hal aldı. 34 kişinin isimlerini bilmesem de Alen ve Ayhan'ın aralarında bulunduğu bir liste olması, yönetimin, taraftarın hangi tarafında olduğu, kimlere destek verdiği konusunda, özellikle wolfsburg maçındaki Y.D görüntüsü eşliğinde iyice ürkütücü olmaya başladı. gerçi protestonun bu boyutlarda olması kendisinin taraftarı için "en fazla yeter diye bağırırlar!" dediği alaycı açıklamasıdır kanaatimce.

yeterli olabilecek mi, ya da yeterli olana kadar devamı gelecek mi bilemiyorum bu yasakların, ama bu yönetim yanlışlarıyla bu uygulamalara devam ettikçe o ilahi mekanda paralı askerleriyle yalnızlaşmaya mahkum kalacaktır Y.D! senaryo devam etseydi seyri bu yönde devam edebilirdi elbet, fakat buna izin verilir mi, elbette verilmez!

her zamanki gibi bu olaya da ateşle yaklaşmayıp, beklemek, zamanın üstünü örtmesi zor bazı gerçekleri çıkarmasını beklemek en iyisi! ortalıkta dolaşan Alen beyanatı, Y.D nin kendi ve grubundan isimlerin de bu listeye girdiğinden haberdar olmadığı sözleri olayları elbet etkileyecektir. pek tabi, sızan haberler bununla da kalmayacaktır. ama benim gibi bazı insanların takım kötü gitse de maça gitme hevesi olan BJK taraftarı, çArşı, yönetimle beraber erimekte, bazı şeylerin yok oluşuna bizzat tanıklık etmekse üzüntüden başka bir his yaşatmamakta lanet olsun ki! bu duruma gelinmesinde kimlerin payı varsa da binlerce kez "lanet olsun"hepsine.