25 Mart 2010 Perşembe

californication: içevurumculuk akımı

dağınık istediği saatte uyanan, karakteri olan bir porshe'a binen, yazar ama biraz çöküş döneminde olan, herşeyden önemlisi ve pek tabi biz erkeklerin hayallerini süsleyen yanı; tüm sanatsal zekasını içevurumculuğa çevirebilme yeteneği... diziyi izlenebilir kılan yanda budur sanırım, sanırım kısmı sadece kendim ve birkaç arkadaştan edindiğim izlenimi geele vurmak istemediğimdendir sadece. yoksa benim tek izleme nedenim sanırım bu, aa bak yine sanırım dedim:) yoksa ne o çarpık tek çocuklu ilişkisi, ne de düzüşme&yumruklaşma'yla kazandığı yeni ün pek umrumda değil hani, kimin umrundaysa parmak kaldırsın?

gerçi başladığı günden beri hafta hafta izlenecek bir dizi de değil, toplanmış 2 sezonu bir arada görünce(3 de olabilir tam hatırlamıyorum şimdi), zaten dizi boşluğunda olan ben, ee günler de pattes olunca el arasıra apış arasında bir süre idare ettik işte:) yapış yapış olan bölüme girmesek daha iyi; zira pedere su faturasının açıklamasını hala yapamadım!

izlediğim hayata olan hayranlık/hayretim david beyin (nam-ı diğer hank moody) gerçek hayatta da böyle olduğu fısıltılarıyla kat be kat arttı tabi. kendisine hayran mı olsam nefret mi etsem karar veremedim hala. sadece dizide götürdüğü hatunların isimlerinden bi post çıkarsam, yazdığım en uzun post olur be, nasıl seveyim ben bu adamı. hele öğretmenliğe başladıktan sonra 3in1 kıvamında öğrenci-asistan-eski eş üçgeniyle aynı sınıfta bulunduğu an yok mu, imandan eder adamı. şimdi bu anlattıklarımla nasıl bir adam olduğum konusuna dalmayın, düşünmeyin lütfen; o bildiğiniz adamlardan değilim, böyle diziye, böyle yorum.. yoksa yoo dostum ben öle biri değilim, çıkar aklından hemen..

velhasıl hank amcamız içevurumculuğun en güzel örneklerini dışavuradurdukça kendisini yine aynı hayranlık, biraz da hasetle ve "ulan adam gerçekten de böyleymiş!" nidalarıyla  izleyeceğiz. yanındayız arkandayız. şimdi başlamışken "hung"a da el atmak lazım bi ara, ki yoruldum, saatlerdir yazıyorum başka bi zamana artık. hadi artık dağılın, siz siz olun içevurun hank abim gibi.

1 yorum:

Müdür dedi ki...

Yılan Bro; içevurumculuk hararetle takip ettiğimiz, saygı duyduğumuz bir akım. yaşasın içe vurumculuk diyorum...