13 Mart 2010 Cumartesi

Üzüntü ve muz kabuğu


ahir özrümüzde azalan günleri ne yapsakda saklasak düşünceleri içinde bir mesai mahkumu ve lanet olasıca kapitalizmin esiri (bu aralar çok film izledim,aklımdan mütemediyen film replikleri geçiyor, ohh shit) olduğumdan dolayı bu mantık sosuna bulanmamış fikirlerimi şahsıma iş için ayrılan güzide pc de yazmaktayım.

hastalık , moral bozukluğu, güzel gözlere ulaşamama vb. kündeye getirici düşünceleri votkaya katılan elma suyu mayisi ile boğdugumuzdan , bir de hayat denen yarışda akacak bir mecra bulamadığımdan kelli kendimi vurdum boşluğa nihilist insanlara selam ederek.

insanın aklı çalışıyor durmadan , benim ki sürekli kısa devre yaptığından dolayı normal insan evladı gibi olmak istiyorum ama mamafih beceremiyorum, eh likit tüketim fazlalığı bizi bu hale getirdiğimi düşüncesindeyim.

kendimi dağa, bayıra vursam ,çıktım daha öncede dağlara bir bok bulamadım , edebiyat sanat desek zaten okulunu okumuşum üstüne birde okumanın suyunu çıkarmışım, yeni aşklara yelken açmak isterken bakmışım ne deniz var ne gemi ,hepsi bi serap. zaten oyuna anadolu takımı olarak 3-0 yenik başlıyoruz, gol yollarında etkili değiliz, defans çok kırıcı oynuyor gibi bahanelere sığınıyorum ama ben bu aşk denen hadiseyi beceremiyorum sanırım, sanırım değil beceremiyorum. hayır bir yerde mi düşürdüm, bir çatışma da yaralanıp öldü mü ? onuda anlamış değilim. bulan varsa insaniyet namına haber versin.

dün şahsımı kontrol eden doktorun dediği gibi kalp kulakçılarında sertleşme varmış, bişey olmaz be doktor zamanla yumuşar o da.... bak biz zamanla nasıl yumuşadık, yumoşun ayısı gibi olduk demek istedim ama 6 sene okumuş adam , sinirlenir diye söylemedim, elinde iğne var, yoksa döverim ben onu.

güzel insan meozcan sana da sevgilerimi sunarım kalbin kadar temiz bu sayfada, ama olum votka - elma ve ekler pasta yenmez...

1 yorum:

jelibon dedi ki...

sevgili müdür o zaman sana en kısa zamanda aşkı bulmanın ve korumanın yollarını öğretecek birini bulmamız lazım. ama durumumuza bakacak olursan bu konuda pek başarılı olmadığımız ortada. Sevgili Bekowskye sürekli hatırlattığımız patatesten pek farkımız yok :)
son olarak yemek yeme konusunda meozcan sözkonusu ise herşeyi herşeyle yeme potansiyeline sonuna kadar sahiptir :)