4 Nisan 2010 Pazar

Bahar aslında Nisan'da gelir...



Minik taze papatyalar toprakcıgı deler ve gunese goz kırpar cunku..Cılız ve cekıngen ; tutunma cabası ıcınde mınıcık dururlar lodosa karsı..
Kısacık mevsımlerını buyuyerek gecırıp ; topraklarından ayrıldıkları an solarak kuserler ınsanlara..
Insan gıbı , yasayan tum canlılar gıbı papatyacıklar da kendı habıtatlarında mutludurlar..
Bebek papatya sevdalıları gercegı bılselerde onları goz onunde ıstedıklerınden topraktan ayırabılır ; kalbıme dıkerım bıraz orda durur derler..
Ya da plastık bardakta 3 buyuk yudum su ıcınde sallandırırlar gozlerının onunde ; mutlu olmak ıcın..

Bahar papatyayla gelır..Icımızdekı cocugu , renklerı , neseyı , kahkahayı ; kısacası ıcımızı dısımıza cıkarır..
Tum kırlar , uzaktakı yesıllıkler ve gıtmesek de ozledıgımız köy gıbı bizi çağırır...
Gunduze hasret bırakan kıs ; cebı yoksullastıran dogalgaz , kötü pamukçul bulutlarla bırlıkte aralanıp yerını sapsarı mutluluga bırakır..

Gol kenarında kolumuzda pıknık sepetımız , ıcınden cıkıp havalanarak cımlere serılen kocaman pöti karelı ortu , cıvıl cıvıl kuslar eslıgınde bol kahkahalı , voleybol toplu / fılelı ve en onemlısı sevdıgın ınsanlarda cımlerın uzerınde “hayat maxımum’da”yatısıyla ; tam anlamıyla “euphorıa “ halınde sadece “durma” ıstegı uyandırır ıcımızde..

Evde ozenle hazırlanmıs saglık sandvıclerı yıyıp , taptaze portakal suları ıcerek ; yuzumuzde gunes pembesıyle eve donerız ve o gun uyunan uyku hangı yatakta olursa olsun sabah gulumseyerek uyanmamıza neden olur : cunku bıze de bahar gelmıstır..

Hiç yorum yok: