17 Mayıs 2010 Pazartesi

kelebek

güneş her gün benim odamdan batar.. tanrının bir parmağı var mıdır bu işte, yoksa "sopası yok" sözünün tezahürü mü olsa gerek, evin batı yakasında ikamet ederek her gün bu çileli akşamları çekmek. yüksek bir tepedeki kalenin en uçtaki kulesinde hapsedilmiş prenses desem olmaz, zorlamaya da gerek yok, velhasıl izlemeye mahkumum o turuncu yuvarlağın gözden kayboluşunu yıllardır. bir yanım bir islam mitinin öngördüğü gibi o malum tövbelerin bile geçmeyeceği günü bekle derken, diğer yanım akşam güneşinin güzele vurduğu vesvesesiyle avunmayı istiyor!  
ve işte tek umudum, güneşe doğru kanat çırpan bir kelebek göründü, kağıttan kanatlarıyla, sonsuzluğa kanat çırpan.. yoksa yeni bir başlangıca mı?

Hiç yorum yok: