27 Ağustos 2010 Cuma

bahane süper ligi

Kendi aralarında oynadıkları maç yine kendilerine göre dünyanın en önemli derbisi, en önemli takımları kendileri. Karşılarında kaçıncı kalite olduğu sorgulanınca 3 rakamının bile zorla çıkacağı iki takım.

Basit bir Hıncal Uluç karşılaştırma klişesi yapalım; fener ve gs den her oyuncu rakiplerde ilk 11 de rahatlıkla oynar. Hatta takıma böyle oyuncu geldi diye bayram bile eder taraftarları. Bunları söylerken kendi geçmişimizi unuttuğum, gruplara kaldık diye takımı bulutların üstüne koyduğum sanılmasın. Yere sağlam basıyorum ve aynı bokun siyahla beyazı olduğumuzu biliyorum. Ama derbi haftası gelince dünya derbisi muhabbetleri de şimdiden tırmalıyor beynimi. Umut tamamen yok değil elbette, belki de bu işin sırrı tel başına “umut” quaresmanın evine siyah formayla gidecek olmasından, guti’nin kendine güveninden, necip’in bugünlerden başlayarak yarına da adını yazdıracağını bildiğimizden kaynaklanan bir umut. Çoğu sene vardı elbette bu umut olmadı, ama her olmayışına inat yine umutla bağıran ve umut ettiren iki taraf var.

Hiç yorum yok: