26 Ağustos 2010 Perşembe

yolculuk


İnsanlardan bir insandı.
Yollardan bir yol göründü günlerden bir gün ona.
Daha önce hiç kimsenin gitmediği bir yol…
Durmadı, düşünmedi, sual etmedi, hemen koyuldu yola.
Dağlar tepeler aştı.
Köyler, kasabalar, şehirler geçti.
Günler, aylar, yıllar boyu adım adım yürüdü yolu.
Sonra bir an geldi, yol bitiverdi.
Yolun bittiği yerde durup önce geriye baktı.
Arkasında bıraktığı o uzun yolculuğu geçirdi içinden.
Sonra döndü, âlemin yürümekle tükenmeyen uçsuz bucaksızlığına baktı sessizce.
İçine bir fısıltı düştü o anda.
Fısıltının gösterdiği istikamete doğru yürümeye başladı yine.
O yürüdükçe yol peşinden geldi.
O durunca yol da durdu.
Yolculuk kendi devri içinde sürüp gitti böyle.
Yolcu yol, yol da yolcu olmuştu artık.

Hiç yorum yok: