25 Eylül 2010 Cumartesi

hayal

Yağmur geçeli sadece dakikalar olmuştu.
Çocuk, yağmurun geride bıraktığı su birikintileri üzerinde tek tek sıçrayarak ve etrafa sayısız su damlacığı sıçratarak taşlık boyunca ilerledi.
Son su birikintisine sıra geldiğinde aniden durdu.
Minik su birikintisinin bittiği yerde bir çift enteresan ayakkabı başlıyordu çünkü.
İçinde de iki ayak…
Kafasını kaldırdı çocuk…
Orada daha önce hiç görmediği bir adam vardı ve ona bakıyordu.
Boyu sanki ulu bir çınar ağacı kadar uzundu.
Uzun beyaz sakalı, o yükseklikten çocuğun göz hizasına kadar iniyordu.
Yutkundu çocuk.
Hiç korkmamıştı ama çok şaşırmıştı.
O şaşkınlıkla dilinden döküldü kelimeler:
-Sen gerçek değilsin biliyorum, dedi adama. Seni ben hayal ediyorum!
Adam bütün heybetiyle eğildi.
Eliyle çocuğun başını okşadı.
Sonra:
-Yanılıyorsun küçüğüm, dedi gülümseyerek. Gerçeğim ve ben hayal ediyorum seni.

Hiç yorum yok: