22 Kasım 2010 Pazartesi

biz kimiz?

Meoezcan: kurucu üyedir kendisi. İşsiz güçsüz dolaştığımız soğuk 2009 kışında beraberce bir şeyler karalamaya çalıştık kendisiyle. İşsizlik bunalımımızı biraz olsun yatıştırmıştı buranın ilk heyecanları. Benim için en azından, bir de kendi ağzından duymak lazım. Duymak lazım derken atıldığı macera dolu hayat nedeniyle bi zahmet götü kaldırıp ayağına kadar gitmek gerekiyor yeşil kırmızı sahillere kadar. Küçük esnaflığın tadından olsa gerek son zamanlarda aksattığını da söyleyebiliriz buraları. Gönül olarak değil belki ama kabarık saçlarının arasına sakladığı sır gibi bir yaşamın muhabbetsel getirisini bizimle daha çok paylaşmasını isteriz. Bizzat gidip çekicem kulaklarını topalımın.


Musoski: tarih hep kavimler göçüyle ilgilenir, ilkokuldan liseye kadar. aynı göçün orta asyadan karadenizin kuzeyi ve güneyine giden kırmızı okların uzunluğuna hayret ederek ıskalarız yakın tarihi. Kendisi hangi göçle gitti buradan kesitrmek güç, ama dönüşü olan yakın tarihimizin balkanlar karmaşaları kendi hikayelerinin tadını da alınca, daha bir meraklanası, unutulan topraklardaki bu insanların yüzlerindeki hikayeler daha da dinlenesi bir hal alıyor. Başucunda yaşadıklarına sevda olan bu adamın bir sonraki durağı isterdimki siyah beyaz olsun ama yeşil kırmızı anlatışındaki coşkuyu görünce bir yanımızda bank asyadan gelecek gol haberlerinde oluyor.

Lucky Strike: nam-ı diğer özel gün ve haftalar yazarı. Yılmazımız, özdilimizdir kendisi: ) bu ne lan dünün aynısı hayatından sıkılığ yeni maceralara açılmaya kalkışsa da facebooktan fake hesaptan gelen “kimlerle takıldığına dikkat et çapulcu” uyarısıyla silkinip kabuğuna geri dönmüştür : ) hoş açılım dediği şey meyhanelerde karı kız kesmek, olmadı ekürisiyle ellemek ve sonucunda ağır abiler tarafından hırpalanmakmış, yakışır.
Dön ulan evine, böbrekleri kaptırıcan yoksa! Demedi deme göğsüne “diyaliz için yardım!” yazılı karton asıp tekerlekli sandalyelerde kahve kahve dolaştırırım! Satılır dedim satılacak..

Suborusu: big bekowksy sisteminin kurucu üyelerinden. meoezcanla aynı geçmişe sahip bu boru arkadaşta aynı sıkıntıları çekmişliğimiz, kış günü yeni açılmış bir dükkanın ısıtmasız soğukluğunda vibration özelliğini kazanmışlığız vardır. Geçmiş lise hazırlık sınıfında meoezcan – su borusu – cerbe - don kişot buluşmasıyla arka sıralarda başlar. Ki herkesin biraz tattığı hazin bir lise sevdasının melankoli havasında nefessiz geçen dakikalarıma Efes Pilsen sponsorluğunda suni teneffüs yaparak çevirdi çizgimizi. Gaymiyiz neyiz a.q bu nasıl yazı böyle. Neyse. Kendisi asker yolcusudur aralık 12 de. Bu sabah beni dün akşamki rüyasında denizde boğulduğum haberiyle karşıladı, sen gelmeden yaz gelmez buralara, ölmüyorum yani. Parayı iklimimi değiştirecek kadar bulabilirsem bu 5 ayda ölebilirim. Evet.

Cerbe: yer yine unutmaya çalıştığım lise arka sıralarda eli maharetli iki kişi ben başta 7 numaralı Luis Figo forması çizimi olmak üzere, cerbeyle beraber beğendiğimiz forma çizimleriyle, yeni tasarımlarımıza şekillendiriyorduk. Bak yine gay muhabbeti a.q. neyseki uzakta kendisi, afrika kuzey çöllerini şekillendirmede kaddafiye yardım ediyor kendisi. Bitsede gelse artık, kurtarsa bizi de: ) şu sıralar uzun tatili için yine istanbul caddelerinde kendisi, gelir gelmez geleneksel trafik kazasını yaparak top ateşini yaptı. Neyseki bu sefer hafif bir sürtmeden ibaret oldu da birikmişi cebinde kaldı bu sefer. Acısı çıkmasa bari.
Dip not: sen sen ol clk200 den şaşma. Ara sırada birşeyler yazıver bir zahmet.

Sim: adalar diyorum da başka bir şey demiyorum. Temmuz sonu 2 gün heybe(t)li ada keyfi fena iyiydi. Marmaranın sularına deniz anası kucağına beraber bıraktık kendimizi. İş dünyasının NP bekofisinde kıyasıya kapatışlarımız oldu kendisiyle. Aynı anda 1 den aldığımız bilgileri 2yle kapatırken ansızın 3le iptal etti kendini, bense faturalandırmayı bekleyen sipariş formu kıvamında 0 a çektim kendimi. Aynı vurgunun iki değişik formunu tadarak, farklı dünyalarda olsa aynı yerlerden yei bir başlangıç bulduk kendimize. Öyle sanıyorum. Yasmin levynin alegria ağıtıyla anıyorum kendisini: )

Emir: kısa ingiltere geçmişine, ve futbol sevdasına, stadyum görmüşlüğüne, cafcaflı fotolarına aldanarak ingiltere muhabirimiz yaptık kendisini; aşk doktoru çıktı abi: ) “ona bacı, buna kardeş, ee biz napıcaz abi?” yakarışı hala kulaklarımda. (İç ses: ne sapık bir kadro var bizde de be). Bu seneki bütün BJK transferlerinde “gidelim mi havaalanına?” sorularıyla boğmuştur, gidememiştir ama uzun uğraşlar sonunda allen iverson gelecek diye gittiği maçta uçağı kaçırdığı haberini de almıştır. Yazmaz oldu kendisi, küsmüyüz ajanım? Madam tussan müzesinde kalmıştın en son, açıl bi zahmet.

Ludwing van: gelelim blogumuzun süperstarına. GAP Türkiyeyle başladığı yolda, yeni çıkan singleı, klibi, turneleri ve inşallah çıkacak albümüyle kalıcı bir başarı elde edecek kendisi. Geçmiş 2010dan başladığım hikayeyle sınırlı değildir tabi, picassonun dediği gibi, 26 + son 5 ay diyelim biz buna. Şarkısının bir kopyasını bulursam başucumuzda şeref verir. Son izmir turnesini kaçırsamda bir sonrakilere talibim. En çok üzüldüğüm ise şu zamana kadar mesai harcasak da bir türlü hakkını vererek dinlemememdir. O yüzden isminin bulunması bile güzeldir, yazmasa da olur, bir şartla, sanatınla söyleyeceklerini anlatsan yeter kanka: )


Don kişot: ya da bekowsky, big bekowsky. Beşiktaşlı. 2009 şubattan bugüne kadar başta kemik bir kadro olmak üzere, değişen ortam şartlarına göre değişen yazarlar oldu. Giren oldu çıkan oldu, hepsi sağolsun, hatta kusura bakmasın kimse. Kırılanlar olmuş mudur burayı ciddiye alıp. Olduysa affola. Kendime dair çıkarımları diğerlerini anlatırken yeterince vermişimdir diye düşünüyorum. Öptüm, byes.
bu rada bağyan popülasyonunda çok pis azalma var ki üzüyor beni, eminim herkesi üzüyordur. varsa isteyen iletişim: bekowsky@gmail.com beklerim. mucks: )

4 yorum:

ado dedi ki...

ne rüyaydı bea çok korktum şaka bi yana seni bugün görünce harbiden çok sevindim :)

meoezcan dedi ki...

ulan herşeyi geçtimde o işsiz güçsüz dolaştığımız zamanlar 2008 kışına denk gelmiyormuydu yoksa ben mi tarih karmaşası yaşadım. o değilde 2010 temmuzunda yıllık iznini yaptın bari bu kadar berduşluk zamanımız olduğunu iddia etme:) millet aylak adam zannedecek sonra bizi

don kişot dedi ki...

yanlışın var meo. 2008 ocak 16 askerden geldim. hafızayı yenile. 2009 kışından temuuz 20sine kadar berduş bir aylaklık dönemi oldu diyebilirim, en azından kendim için:))

emir ergin dedi ki...

Sayende wwww.tatiliyet.com
sitesini açacak kadar ilerledik üstadım. Bu site bizim doğuş yerimizdir.