21 Kasım 2010 Pazar

Makedon Türkçesi


bayram ziyaretleriyle aram hiç bir zamandan olmadı.ne gitmeyi sevdim nede geleni(dostlar hariç).her bayram aile içi bayramlaşma ve nana(ananem) ziyaretlerinden sonra biten bayramlarım oldu. lakin istanbul da bu bayram da gidecek aile büyüğü ve gelecek aile küçüğümüz olmadığı için üzüntü duymadım dersem kendimi kandırırım. bayramın 3.günü tetovalı(kalkandelen) şiptar(arnavut) dostlarımın gelişi bu hüznü yıkmaya yetti de arttı.

torbeş evine bayrama gelmiş bu düşman kardeşlerimle başladığımız şekersiz kahveli sohbetlerde en keyiflisi canım Türkçemizin ata topraklarımızda yaşadığı evrim üzerine geyiklerdi. bizlerin aileleri Türkçeyi göç ettikten sonra öğrendikleri için en fazla ''ö,ü'' gibi harf telafuzlarında garipleşirken, makedonyadaki Türklerin kendi aralarında yaşattıkları Türkçe gerçekten başka bir dil olma yolunda emin adımlarla ilerlemekte. bu durumu en iyi gözlemleyebileceğiniz yerler tabiki de Makedonyada Türkçe yayın yapan yerel radyolar. Türkiyeye dair herşeyi büyük özlemle ve özenmeyle takip eden o güzel şirin insalar arasında en önemli övünme durumu düzgün Türkçe konuşabilme yetisidir. Uyduların bu kadar çok olmadığı dönemlerde yerel Türkçelerini İstanbul Türkçesiyle eş değer tutan evlad-ı Fatihanlar biz anadoluda yaşayanlara güzel malzeme oldular bayram bayram. En etkilendiğim 2 anons varki şimdi den efsanelerim arasına girdi;

1- Gostivar Radyosu Türkçe Müzik Programı ;.......Kemal kada'm istemiş(küçük erkek kardeş) Mustafa Skandal(Sandal olarak aklında kalmamış sanırım Kemal in :) ) dan ''örsün bana cemper(kazak)'' Bu kız beni görmeli bana kazak örmeli şarkısı bakın ne hale gelmiş :)...

2- Sturmica Radyosu Türkçe Yayını;....Tarlada frekalara(domateslere-sadece strumica da domates e frenka denir onunda ayrı bir hikayesi var onu da bi ara anlatırım) su varan(su veren)Asan dan çuşka(biber) pişirirken ayaana şporet(soba/ızgara) düşen Ayşa ya galsın...ey gidi koca göçmen eyyyy. seviyorum sizi be em vala em bila...

Hiç yorum yok: