18 Ağustos 2011 Perşembe

sessizlikten doğan gözyaşı

insan böyle ruhsal vaziyetini ortaya sansürsüzce dökerken her şeye rağmen mutluluktan ve yaşama sevincinden bir parça ortaya koyuyor işte. ben 2 yazıdır bir taraftan kendim ile dalga geçerken , bir taraftan kendimden başlayarak genişlettiğim amatör bir psikanaliz yaparken hep ifade ettiğim şey nefes aldığım için mutluyum düşüncesi idi. Bu hayatta yaşadığım hemen hemen her günü hayyamın bana öğrettiği düsturla kendime ifade ettim ; "aldığın nefesi fırsat bil , ot değilsin ki her gün bitesin " evet ne yenilenenen felsefelere ne reenkarne edilmiş abukluklara ne de öyle 6-7 kez dünyaya gelip pürü pak olduğuna inanan bir buda felsefesine inancım oldu benim. Yaşadığım her gün kıymetliydi ve her gün nefes almak asıl içime işleyen şükürdü. Bugün seviyesiz halimle dalga geçerken kendilerini biçilmiş işinin başında ölen genç vatan koruyucularını görmek , kan kokusunun yükselerek arşa ulaştığı bir coğrafyada hala kan koklamaktan hoşlanan omurgasız varlıkların yapacaklarını düşünmemiştim bile. 28 yaşında bir adamım ve toplumun çoğuna göre askerliğimi hala yapmadığım içinde vatan haini , korkak gibi etiketler ile dolaşıyorum her nefes alışımda. Bugün o cansız yüce bedenleri düşündükçe de hacmi daha fazla büyüyen etiketlerden nasiplenmeye devam edecem. O nefessiz kalan yüce bedenin suçu o lanet kan kokan toprakta olmak , benim suçum o topraklarda olmayarak etiketlenmek. Nefes alan ben olduğuma ve her gün havaya kan kokusunu yükseltmeye kararlı omurgasızlar olduğu sürece de bana yapılan etiketlenmelere ne cevap verebilirim ki ! ben hayatım boyunca insanı her ne olursa olsun sevmekten yana bir adamdım ama yapı itibari ile bu kümenin dışında siyasetçileri, para babalarını , derin ve pis ilişkili mafyavarileri bıraktım ama her defasında sesli olarak katli vacip düşüncesini dillendirdiğimde bu omurgasızlardan herhangi birisinin arkasından cenaze alayını o gururlandıkları ay yıldızlı bayrak ile görmedim. Dünya döndüğünden olsa gerek , o alay ve bayrağa bakarak gözyaşı döken bugün gibi çaresiz insanarın parçaları oldu hep. Beni köyümün yağmurlarında yıkasınlar diyen gencecik kan kokmayan bedenler kaldı dokuz tahta altında. Milliyetçilik ve toplumların kültürel baskılara maruz kalması elbette benim sorunumdu ama ben hangi aklım ile kan kokusunu içine çekmekten keyif alan vicdansız kitle için bir iyi niyet veya anlama belirtisi göstereyim. Dünya döndüğünden beri insanlar öldürülüyor doğru , insanlar hep ten renginden,dil farklılığından ve dininden dolayı yok edilmişler tarihsel süreçte onu da dilim geriye doğru itse de boğazım düğümlense de söylüyorum. Bu eylemlerin ardından beri tarihsel hiyerarşi mutlaka biz aynı vatanın bülbülleriyiz lakırdısını da not etmiştir ve elbette ne kadar boş olduğunu da ! işte bu boş laflar benim beraber çarpıştığım ve çarpıştığım günden beri silahlarımızı birbirimize çevirdiğimiz bir tarihi hangi birliktelik ve beraberlikle açıklayabilir ki. Ölen onlarca temiz kokulu gence rağmen hangi yüzle bu boş lakırdıya itimat edebilirim. Şimdi sabrımız kalmadı , yakın , yıkın , bizi görmezlikten gelirseniz bunlar daha yaşanacak gibi bildiğin seviyesiz ve ahlaksız cümleler içinde yapmak istediğim tek şey var artık ; sessizliğimle gözümden dökülen o yaşın en derinimde böyle ahmakça sürdürülen bir kan kokusu savaşında kaybettiğimiz nurlu bedenler için olduğudur. şşşttt diyerek kendimi susturuyor ve hissiyatımı ancak sessiz bir şekilde yaşayabiliyorum işte tüm vatan hainliği ve korkaklık etiketini üzerimde taşıyarak. kan kokusu yükseldikçe ellerini avuşturan terör kafalar mutlu olsun nasıl olsa o gençlerden çok var daha geride ! ne onlar öldürmekle ne de tehditler her gün gelişmekle bitiyor.....

Hiç yorum yok: