18 Eylül 2011 Pazar

bu da böyle bir anımdır işte

Evet tam hayatına dair yepyeni bir umuda doğru yolculuğa hazırlanırken ve birkaç saat sonra o hak ettiğin ama bir türlü nasip olmayan üniversite diplomasına kavuşma hayali ile mesai saatinin bitmesini kafamda kurarken işinden olmak ile surat düşük kafa kırık maddi olarak ne yapacağım sorgusu ile çıktım yaklaşık 850 kmlik tek yön yolculuğa. Ama bu yolculuk bana öğretti ki bu ülkede her bir kurum ne olursa olsun barındırdığı zihniyet ne bir sol tarafa ne de bir sağ tarafa yakın , Tamı tamına ikisini de delirtmek için yepyeni bir zihniyet oluşturulmak istense ahanda böyle bir şey ortaya çıkar. Ben üniversite hayatımda hak ettiğime inandığım fakat kağıt kokusunu alamadığım diploma için Türkiye’nin tam orta yerinde 3 gündür uğraş veriyorum. Af denilen olgu ile yeşeren umutlarımı tüketmek için ellerinden geleni ortaya koyan şerefsiz bir zihniyete karşı hakkımı savunuyorum. Düşünün bir üniversite sizi hak etmediğiniz ve yalancı şahit öğretim görevlileri yüzünden okuldan atsın sonra üniversiteye gidip elimde bir diploma olsun bari dediğim zaman susturmak için ön lisans diploması versin sonra af çıkarsın af ile ilgili başvurunuzu kabul etsin defalarca okul aranmasına rağmen sadece harç ücretini yatıracağınız yeterli densin , sonra okula gelince tekrar belgeler sorulunca askerlik tecili diye belge çıkartsın (yaş haddini hala doldurmamama rağmen!!! bilmeyenler için lisans mezuniyetini askerlik problemi olmadan yapmak istiyorsanız 29 yaşınıza kadar sınır vardır) sonra hepsini tamamlayıp teslim ettiğinizde herhangi bir yerde duyuru , ilan yapmamasına rağmen sizden lise diplomasını istesin. Evet yanlış anlaşılmasın ön lisans diplomasını verdiği bir öğrenciye ortada lise diplomasının varlığından bile haberi olmayan öğrenciye af kaydı için lise diplomasını şart koşsunlar. Bunu da kaydın sona ermesine 1 iş günü kala bilgi iletsinler. Bunu nasıl alacağım dediğinizde verilen cevap daha ilginç ; “ senato böyle istiyor yapacak bişey yok , kaydınızı yapmayız “ Her işte bir hayır vardır gibi çok masum hane bir algı ile “Yök” adlı kurumu arayan bana da verilen cevap ilginç tabii ; “ siz eğer ön lisans diplomasını aldıysanız sizden ne alaka lise diplomasını isterler ki , yökte böyle şart falan yoktur , ortada bir yanlış anlaşılma vardır muhakkak “ lafı hiç değiştirmeden öğrenci işleri idare başkanlığına ilettiğinizde aldığınız cevap daha da ilginç “ ben Yök falan tanımam senato karar verdiyse Yök bile sorgulayamaz madem öyle kararımızı yargılamak istiyorlar kaydını yaparsın sonra davanı açarsın ama kaydını bu şekilde yapmazsan okulun sana tanıdığı hak uçar gider ve aftan faydalanamazsın “ sanırım bu memlekette böyle aniden cinnet geçirip katil olan insanları şimdi çok daha iyi anlıyorum. Çok daha rahat algılayabiliyorum. Avukat olan enişteme aynı şeyi söyledim zaten ben eğer buradan dönemezsem atla gel beni buranın nezarethanesinde bulursun diye , artık adam dövmekten veya gırtlağını sıkmaktan başka bir çare bırakmıyorlar insana çünkü. Her neyse ben sosyolog bir arkadaşım bana verdiği öğüt ile kafamı boşaltıp tekrar koşuşturmaya başlayıp aile bireylerimden bir tanesini mezun olduğum liseme gönderdim ve bana diplomanın yerine geçecek bir kağıt alıver diye. Lise yönetimi de şaşkın bir şekilde bu adam ön lisans mezunu saçma sapan bir istek bu , böyle bir şey bizden neden istenir ki , okulu arayalım bizden mezun diyelim daha ne demez mi ? evet hayatımın en garip hikayesini okuyan insanlar , burada bir nefes alın ve kısa bir süre cümlenin devamını yazmadığımı düşünün , 850 km uzakta mezun olamadığım üniversiteme yaklaşık 3200 tl masraf yapmışım , borçlanmışım , her şeyi tamamlamaya çalışmışım ama üniversite mezunu olmak için okuldan atılırken dersi bile olmayan bir insanı lise diploması yüzünden mezun etmiyorlar , sorarım size ne yapardınız , nasıl davranırdınız ?





Evet muhtemelen benim yerime güzel bir küfür etmişsinizdir ve ben buna , her şeye rağmen okuldan bir belge aldırmayı becerebildim ama ne güzel ki alındı saat itibari ile orijinalinin İstanbul’dan Kayseri’ye mesai saatleri içerisinde gelme ihtimali yoktu. Okulu arayıp evet ben bunun faksını getirsem olur mu diye sorduğumda tabii olur daha sonrasında orijinalini teslim edersiniz cevabını alınca derin bir ohh çekerek bu sefer oldu galiba şaşkınlığı içerisinde o öğrenci işlerini ilk defa giriyormuş gibi heyecanlı bir şekilde adım attım , belgelerimi teslim ettim ve verilen cevap karşısında olduğum yere yığıldım. Okul kaydını açıyoruz tamam , pazartesi günü belgenin orijinalini bizzat kendi elin ile teslim etmek zorundasın bunun başka bir yöntemi yoktur bilesin. Yapmayın etmeyin gözünüzü seveyim birisi benim yerime bıraksın , yok olmaz , en olmadı yarın af için ek süre var o saatler içerisinde gel işini halledelim eğer belge gelirse….. Derin bir ohh çekerken edebileceğim en ağır küfürlerle içimi boşaltıp tekrar yola koyuldum , 1 gün sonra bu iş bitecek umudu ile 2 gündür yürüdüğüm yaklaşık 15 km yolun acısı ile su toplayan ayaklarımı dinlendirmeye karar verdim , sabah tekrar kalkıp bir umut ile okulun yolunu tuttum ama kemal sunal filmlerinde görülecek bu kara komedinin pazartesiye sarkması kararı alındı. Evet ben , hayatımda yaşadığım en garip hikayeyi burada paylaşmaya karar verdim , kendi başımdan geçenleri anlatılmasından yola çıkarak resmen bir kara mizah örneği size sunmak istedim. Ne hoş dimi , okuldan dersi yokken atılan bir öğrencinin bütün hayatını sikmeleri yetmemiş gibi okula geri dönme şansını kullanmasına bile tahammül edemeyen bir yönetim kadrosu. Evet gençler biz üniversite okuyup adam olacağız bu arada , 17-18 yaşlarında hep üniversite hayali kurarız , oha neler olacak diye ama ben uç bir örnek olsam bile yaşayacağınız şey bu bokun sadece laciverti. Okul hayatınız boyunca sizi umursamayan , sülük gibi davranan , sizden adam olmaz siz bir hiçsiniz bakışı içerisinde sizi aşağılamaktan geri kalmayan bir grubun arasına katılacaksınız veya benim gibi katılıp sonucuna katlandınız. Ben bu aralar şanssız bir süreç geçirdiğimden mütevellit bazen sadece gülümsüyorum işte , oha bu kadarı varmış diye. Ama o sinirlerimin ve ruhsal durumumun tamamen lastik olmasından kaynaklı. Biraz daha sakin kafalı bir adam olsam muhtemelen bu olayların üzerine devlet rejiminden memuriyet zihniyetine kadar öyle solcu fikirler ile bir yazı döşerdim ki ama onu bile yapacak akıl bırakmadılar insanda. En çok neye üzülüyorum biliyor musunuz ; 3200 tl vererek kaydımı yaptırmaya çalıştığım bu okul bana 5000 tl değerinde psikolojik bir çile çektirince ortaya çıkan maddi değerle özel okula kaydolurdum cidden. Sonrasında bu okullar devletin ve halkına sunduğu bir hizmet , benim gibi bir adama bile şunu söylettiler ; Ya bu üniversiteler tamamen özel olsun sadece birkaç tane tübitak veya sağlam fonu olan birkaç kurumun desteklediği ve en başarılı öğrencilerin okuduğu devlet üniversiteleri olsun ya da bu okul idari işleri , yönetimi falan devlet memurlarından veya memur benzeri kadrolar ile oluşacağından özel yönetim veren firmalar falan yönetsin. Ön lisans diploması verildiğinde lise diplomasının geçerliliği kalmadığını bilen ve ben kanunu bile sikerim diyen bir zihniyet ile ne af yasası ne kabul yasası ne bilim yasası çıkarırsan çıkar sonuç 5 günde bir öğrenci belgesi veremeyen üniversiteler olur , 1 hafta süresinde 150 kişinin kaydını bile yapamayan aptallar çok çalıştım diye sana koridorda bağırmaya kalkışır. Kendi kardeşim dahil bundan sonra 657 e tabii herhangi bir insanın bir tane işini zamanında veya anında yaparsam , ona çektirmeden , burnunu sürtmeden bir işini bitirirsem adımı “ gay fucker “ diye değiştirmezsem adam değilim. Bu da böyle bir anım işte , ister gülün , ister ya siktir bu kadarı da olmaz diyin.

Hiç yorum yok: