15 Eylül 2011 Perşembe

k.i.b. öptumss byeee

Bazen nefesin tıkanır yutkunmaya başladığında hangi kelimelerin nasıl bir anlam taşıdığını defalarca zihninde yormaya başlarsın. O kelimeler genelde hayır ben bunu hak etmedim , olamaz , bu yapılmamalıydı gibi klasik acizlik tepkileridir ki zaten kelimeleri boğazında düğümleyende biçaresizliğin ta kendisidir. Ben hayatım boyunca hep yargılayan bir tip olarak benimsenildim çevremde etrafımda. Ukala denildim , agresif denildim , çok bilmiş denildim ama hiçbir zaman ezen biri olarak anılmadım yanılmıyorsam. Bu özellik muhtemelen das kapital okuduğum zamanlardan hatıradır ama olsun en nihayetinde yaş erkende olsa geç de olsa kazanılmış özellik bir özelliktir. Bu cümlelerin hepsi 18:10 da Çarşamba günü yaşadığım ruh halimi tanımlayan cümlelerdi işte. Kapital ve güç , hak ettiğinin fazlasıyla insanlara değer yükleme ve efendi yapma halinin son kurbanı oldum , işimden oldum zaten ne diyebilirdimki daha fazla. Suçum bana ve benim nezdimde çalıştığım yere hakaret eden bir şizofrene cevap vermekti işte. Muhtemelen bunu yapmam da hatalarımdan kıskıslayan 1-2 kişinin istediği ve tırtıkladığı bir andı ve sonucunu benim boğazımı düğümleyerek aldılar. Sebepsiz değildi her şey ama kapitalizmin amacı değil mi zaten sebepsiz yere ezilmeyi bir metne veya bir Emire bağlamak. Aynı kapitalist aşklar gibi işte ; sen bana fazla iyisin , ben seni hak etmiyorum , deniyorum ama bu anlaşmazlığımıza çözüm bulamıyorum , daha fazla bu ilişkiyi yürütemem gibi yalanlar muhtemelen kapitalist iş hayatındaki biz senin arkanda duramadık , senden memnunuz ama bu yaptığını bir şekilde cezalandırmak durumundayız , bizim elimizden gelen bir şey yok gerzekliğinden sonra ortaya çıkmıştır. 1880 yılında abd de bile iki sevgili birbirlerinden birbirimizi daha fazla yormayalım diye ayrılmamıştır muhtemelen veya iki dost birbirleri olan muhabbetini günümüz sudan sebepleri benzeri eylemlerle terk etmemiştir. En net ifadesi ile yalnızlık en azından paylaşılan ve çözüm üretilmeye çalışılan bir hayat biçimi imiş , günümüzdeki yalnızlaştırmaktan ziyade. İşte taaa 1840 larda Marx amcam ile Engels dayım emek-değer teorisini ortaya atarken aslında yaşam – var olma değeri üzerine bir çalışma yapmış. Ama bunu sadece çalışıyorum ve daha fazla ücreti hak ediyorum diye algılayan sivriler ile bu algılamadan memnun kalan kapital sahipleri ve az düşünen kitle de şimdi yalnızlaştırılan ve herkese karşı efendilikle geçimin sağlayan az gelişmiş ama eli cebine gitmekten imtina etmeyen bireyleri tetiklemiş. Efendim kelimesini severim ben şahsen ama bu efendilik birilerine aşırı değer verme veya sosyal medya nesili ifadesi ile “overrated” anlamını hayatta taşımamakta. Sadece ama sadece insana saygı duymaktan ve insanın en üstün ırk olduğuna inanmam ile alakalı. Çalıştığım işte de bugüne kadar hep böyle davranmaya çalışsam da şizofren birisine efendim dememek bu kişinin ve onu ödediği paralar ile akşam Caddebostan sahilinde yemek yemeyi fırsat olarak gören aç kurtlar sen neden efendim demedim al sana diyerek kaptalizmin memleketimde ulaştığı noktayı bana gösterdi. Aslında ahde vefa diye bir kavram var imiş geçmişte ve ben bunu yaşıyorum diye oryantalist veya sığ sosyalist bir kafa ile yaşarken kafama düşen elma yer çekimini değil ama en azından kapital varsa adamsın gerçeğini daha da detaylıca öğretti. Ne yapalım işte bunun adı hayat ve devam eden şey zaman ile beraber bedeninin ve ruhunun kirlenmesi madem daha fazla kirlenmeye itiyorlar biz de kirlilikte ya sınır tanımayacağız ya da ağzımıza sıçılmasına daha da fazla müsaade edeceğiz. Her şeye rağmen emek ve değer derken senin anlattıklarını anladım ben sakalını sevdiğimin Marx amcası , Keynes denilen garabetten çıkan cümlelere inanmadım bu sayede. Hadi o zaman bana rastgele…..

2 yorum:

Server dedi ki...

Dostum, tanımıyorum ama dostum diyorum kusura bakma.

Öncelikle geçmiş olsun. Başka ne denir bilemem..

Ve ellerine sağlık durum raporunu bu kadar derin ve çarpıcı ortaya koyduğun için..

Beşiktaş'lısın, umudun nadir olduğu, üzüntülerin sıklıkla yaşandığı bir Dünya'dasın. Bunun da geçeceğinin farkındasındır. Haa geçmesi iyi mi dersen bilemem gerçekten..

Tekrar geçmiş olsun.. Belki bu akşam üzülecek başka bir konumuz olacak İnönü'de, belki de sevinecek.. hayat devam ediyor. siyah ve beyaz..

meoezcan dedi ki...

valla içten yorumların olduğu için bende bu akşam beşiktaşlı oldum merak etme aslen olmasamda dostum :))