20 Ocak 2011 Perşembe

ege den sabah selamı



sabahın vakti ege nin tuzlu denizinden gelen nefis koku ve martıların çınlaması ile karşıyaka samimiyetinden doğan bir isteğin yansımasıdır bu alaturka şarkı. ege den sevgiler ve selamlar. dinleyin sabah vakti ege nin tuzunu içinize çekin.

12 Ocak 2011 Çarşamba

tugay ,şenol güneş,sami yen e veda





dün akşam bir galatasaray taraftarı ve ali sami yen tozunu yaşayan bir genç olarak duygulanmamam ve bunun üzerine bir iki kelam etmemem mümkün değildi ve şimdi onun niyeti ile yazımı yazıyorum.
aslında yazıyı kafamda oluştururken tugay ve gözyaşları başlığı oluştu fakat daha sonrasında tugay aklıma gelmişken futbol geçmişi ve şenol güneş bağlantısı kurdum, şenol güneş deyince de güzel futbol terimleri aklıma geldi falan bakalım hepsini makul bir akıcılıkla ifade edebilecek miyim ?

1996 yılında ilk defa ali sami yen ile tanıştım ben. 13 yaşında ergenlik süresine adım atmış bir çocuk olarak galatasaray aşkım aslında samsunspor mağlubiyeti ile hiç de güzel başlamamıştı ama olsun problem değil ali samiy yen ile tanışmıştık nihayetinde. daha sonraları şampiyonlar ligi maçları,lig maçları,kupa maçları,derbiler falan filan derken bir çok defa o mabette maçlarımı izledim. ben yeni açık gediklisiydim ki zaten öğrenci halimle de orada maç izlemek yakışırdı bana. hagi yüzünden üst kattan alt kata düşüyordum bir bilbao maçında,öyle riskler de oldu tabii. saat 5 te stada girip 21:45 e kadar maçın başlamasını bekleyip,bir tarflarımın donduğu günler de oldu elbette. büyüyüp iş güç sahibi olunca da beğenmemeye başladık burjuva tavırlarımızla. tuvaletinden,girişinden,çıkışından,taraftar profilinden,koltuğundan şikayet etmeye başladık tabii. protesto ettim kendimce bir daha gitmem diye. zaten gittiğim en son maçta taaa geçen sezon başı talinn ile oynadığımız 5-0 lık maçtı. keita kaldı o günden aklımda mesela,onu canlı izlemiştim keyifle o gün. fakat hatıralara saygısızlık yaptığımı dün tugay ağlarken farkettim. tugay en büyük başarıda bülent ile beraber kupayı havaya kaldıracak ikinci kaptandı,hani o meşhur anda hakan şükür yerine yer alacaktı eğer ada ya seyahat etmeseydi. sanırım türkiye de diğer takım taraftarları da tugayı o sahnede görseydi eğer daha da mutlu olur ve yakışır diyebilirlerlerdi. en azından adamın türkiye sınırları içerisinde diğer gs li topçulara göre daha fazla saygınlığı vardı veya yrtdışına gidince oluştu bilemem. fakat içinde yaşattığı duyguların hepsi nedir , ne değildir bilemem ama ali sami yen de diğerlerine göre daha az hatırası olan bu büyük adamın gözyaşları anlamlı ve taraftarın kendince birşeyler çıkarması için güzel bir araçtı. sonrasında sami yen de top oynayan tugay geldi aklıma , nasıl bir futbolcu idi bu adam diye, şimdi büyük takımlarda top oynayan adamlarda karşılığını bulmak istesek kimi gösteriririz diye düşünmeye başladım; muhtemelen 10 numara oynayan topçular ile kıyaslamamız gerekir ama tugay öyle bir topçu değildi ki. ada macerasında ortasahanın ortasında kesici oynardı bu adam, yani kısacası şu anda türkiye de top oynasaydı muhtemelen barış veya mustafa sarp ın tugayı kesmesi muhtemeldi. sağa sola tekme atan,koşan,tüküren ve şimdi ki literatürümüzde mücadeleci toçu olarak gösterilen adamların arkasında yedek bekleyebilirdi tugay muhtemelen. zaten 2000 avrupa şampiyonasında belçika maçında sahayı terketmesinin sebebi tayfur un ona tercih edilme sebebi veya tartışması idi. mustafa denizli ye tavrı da bu yüzdendi. 2002 dünya kupasında orta saha ile defans arasında bağlantıyı kuran adam da tugay dı mesela. 2002 kadromuzun klasik orta saha beşlisi; tugay - emre - hasan şaş - ümit davala ve yıldıray idi. defansa en yakın adam tugay. şimdi düşünüyorum da bu şekilde oynatıp sonuç alan kimdi şenol güneş. hani bugünlerde trabzon da oynattığı orta saha yüzünden çok bilmişler tarafından eleştirilen,bu böyle gitmez denilen teknik adam. şimdilerde aynı deneysel çalışmayı yaparken bu rolü selçuk inan a veren ve ona bir kademe daha yukarıya çıkaran büyük eğitmen şenol güneş. tugay 2002 yılı ce öncesine kadar bir çok takımda klasik tabir ile 10 numara pozisyonunda görev aldı fakat 2002 yılından sonrasında ise o görev ile blackburn takımında yüzlerce maça çıktı. güzel futbola,akıcı futbola katkı sağlayan ve o kuguyu başlatan adam olarak ingiltere de hep saygı duyuldu ve sevildi. fakat biz o güzel kurguyu oluşturan adamı memleket dışına kovalayıp daha yeni memlekete dönmesine izin verdik. o adam da 8 yıl önce denediği sisetmin benzerini trabzon da oluşturmaya çalışarak ligin en iyi takımı olma yolunda hızla ilerlemekte ve umarım o şampiyonluğu ve sonrasında yükselerek devam eden başarıları tadar ve kariyerinin en üst noktasında antrenörlüğe veda ederken memleketimde gereken saygıyı görür. tıpkı tugay gibi veda gününde gözyaşlarını dökerken onu gören herkes bu memlekette yaşattıkları için ona binlerce kez teşekkür eder. teşekkürler hocam,tugay ve mabedim. futbol basit bir oyun ise eğer şu anda o basit güzelliği bana tattıran ve yaşatan ender semboller olduğunuz için.

8 Ocak 2011 Cumartesi

BEN DOLDURUR BEN İÇERİM GÜNAH BENİM KİME NE


duydum ki kardeşim körfeze karşı efespilsen in klüp olarak kapatılmasını protesto ediyormuş.Yakışır kardeşime. Bilki o güzelim kordelio 'nda her balkonda sana eşlik eden kadehler var. Ne mutlu sana ki yüzüne abuk abuk bakmayan adamların diyarında şişe yi yada sarhoşluğunu saklamadan içebiliyorsun.arada bir kadeh te bizim için kaldır beraber aynı masayı yeniden paylaşana kadar...