24 Şubat 2011 Perşembe

biraz melankolik biraz gözyaşı gibi sanki .........


zor haftalardan geçmenin verdiği hüzün ve belirsizlikten çıkmak için bazen kendime farklı yöntemler deniyorum ama sanırım en bilindik yöntem yine bir müzik ve şarkıya anlam yükleyerek tekrar sonuca doğru hareket etme durumu. insanın adım attığında adımının yoldan kaymasına sebep olabilecek düşünceler yüzünde asık bir harita oluşmasına , gözlerinin kısılmasına, saçının dağınıklığına önem vermemesine , uyandıktan saatlerce sonra bile gözündeki çapaklarının bile hala yerinde olmasına sebep olabilir kanımca. işte bu karanlık adımlamalarda bir şarkıya ve sözlerine bakıp bakıp iç geçirme durumunu yaşıyorum... şarkı adı ahtapotlar ve sahibi zakkum denilen bir grubumuz işte. sözler aslında bir canandan olan ayrılığı ifade etse de benim şarkıda kişiye veya aşka değil çoğul olarak sevdiklerime yüklediğim anlamlar ve sonucunda doğan gözyaşı ve melankoli var. sonuça bir insanın ne anlattığını ölçmek için karşısındakinin ne anladığına bakmak gerek diye bir genelleme de mevcut dünyamızda zaten. ben çok şey anladım ama bu şarkıdan nedense , her yazdığımda paylaştığım videolardan mütevellit bu sefer sadece sözlerini buraya koyacağım , videoyu da merak eder izlersiniz benim gözümden olmasa da kendi anladığınız tarafından bakarsınız ;

biz güzel olamadık, sorular soramadık..
birbirimizden başka bir cevap bulamadık..
biz hiç alışamadık, bir kalıba uyamadık..
birbirimizden başka bir dala konamadık...

son bir gece daha çirkin olalım
aynalara değil, birbirimize bakalım
bir hayattı tutunamadık
gel ona bir son yazalım..

biz güzel olamadık, dikiş tutturamadık...
birbirimizden başka bir siper bulamadık...

son bir gece daha çirkin olalım..
aynalara değil, birbirimize bakalım...
bir hayattı tutunamadık
gel ona bir son yazalım..

gömleğim beyaz olsun, sen seç kravatımı
eteğin kırmızı olsun, açık bırak saçlarını
son kez giyin benim için ve sen ütüle kravatımı
bir kağıt bir kalem bul, karala son satırlarını
ahtapotlar gibi son defa dolanalım birbirimize
ellerimde ellerin.. elele.. elele..

son bir gece daha çirkin olalım
aynalara değil, birbirimize bakalım
bir hayattı tutunamadık
gel ona bir son yazalım.
(gel ona nokta koyalım)

18 Şubat 2011 Cuma

günah benim kime ne ?

bu aralar dekanın biri çıkıp tecavüz edilir birilerine dekolte giymiş falan filan diye konuşurken nedense aklıma bir şarkı geldi. kendisine armağan etmek istedim fütursuzca. aslında tam sözleri olsa daha iyi olur ama buradan da kıssadan hisse çıkar mutlaka. adam daha 12.yüzyılda söylemiş bunları ama yüzyıllar geçtikçe zihinsel olarak geri gitme düsturundan arada böyle sızıntılar olabilir tabii. ne diyor şarkının asıl teması; haydar,haydar günah benim kime ne ? bir adet luxus coveri ile buyrun efendim;

13 Şubat 2011 Pazar

KARŞIYAK'AŞK


kırmızı giy kalbini sev,yeşil kırmızı giy kanseri sev...uzun zaman sonra yazacağım yazının daha keyifli olacağını isterdim ama nafile.Atatürk stadında sahadan bu gece hüzünle ayrılan biz olduk.Yarın sevgililer günü yeşil kırmızı sevda yine hüzünlü olacak...canın sağolsun

kara mizah

uzun zaman sonra dönüş sinyalimin bu resimle olacağını nasıl bilebilirdim. 1 değil 5 gol atsan da orda kal!