17 Nisan 2012 Salı

hayli zamandan sonra

En son bloga birşeyler karayalı uzun bir süre geçmiş ama ben sanırım fazla hazımsız günler yaşadığımdan muhtemelen o kadar zaman geçtiğini farkedemedim. Herneyse yakınma ile kelimeleri mundar etmeye hiç gerek yok, biraz hasret kokan cümlelerin peşine düşelim bir an önce.

Öncelikle şunu söyleyeyim bir blog yazıyorsan güncel olayları takip ederek ona dair cümleleri hemen paylaşman gerek ama twitter,tumblr gibi sosyal medya faktörleri blog oluşumunda var olan o etkinliği sildi süpürdü ve günlük,güncel bloglar azalmaya başladı. Hala yapmaya çalışanlar var ve ben o arkadaşları içtenlikle tebrik ediyorum o ayrı bir durum.

Neyse biraz özür , biraz bahaneden sonra içimden geçen konuyu aktarmaya geçeyim yavaştan. Bu aralar işyerimde oluşan boş zamandan olsa gerek dizi sirkülem biraz fazlalıştı ve ne hikmetse izlediğim diziler güncellikten ziyade döneme ait yansımaları içeren diziler. Hell on Wheels , Boardwalk Empire bunların en başında mesela. Dönem yorumları ve uyarlamaları pek ilgimi çekiyor ama buna neden olan soruyu net olarak soramıyorum kendime o biraz düşündürüyor beni işte. Dizilerden çıkarım yaparsam amerikanın 1800 leri ve 1900 lerin başı beni ne kadar bağlar der şövenist bir tavırla kendini Muhteşem Yüzyıl veya Bir zamanlar Osmanlı'ya bağlayabilirim hemen.

Bu dizileri izleyen bir arkadaştan dün akşam duyduğum bi cümle ise 2-3 kelime karalamama sebep oldu bakarsanız. O soruya veya yoruma her ne kadar katılmasam da içten içe benim de böyle bir beklentim olabilirdi mesela. Soru veya yorum şu ; " ben bu çağda yaşamak istemiyorum , şu zamanda yaşasam , piramitlerin yapımına taş koysam , Spartacus'un ordusuna katılıp kendime bir gay sevgili yapsam"

Kısacası zamane düzeni beğenmeyenin geçmişten kendisine bir şey çıkararak o zamanlarda var olma isteği. Hemen kendime bir uyarlama yaptım ve ben ne isterim diye sordum kendime mesela " Beni 1950 İstanbul'una gönderin hemen maslak ve civarını kapatayım burası ileride çok para edecek diye." Biraz kapitalist eğilimim fazla olacak cinsten düşünmeler yaşadım ama gerçekten günümüz yaşantısını terkedip geçmişe dönme isteği nedendir sizce ?

"Bu zamanda başarılı olamıyorum , geçmişte şansım daha yüksek hayali mi mesela?"
"Bu zamanda zengin olamadım geçmişte çaldığım fikirleri kullanarak zengin olabilirim olabilir mi?"
"Ak parti'den kurtulmanın tek yolu bu hacı , idare et fikri nasıldır?"

Artık ne gelirse aklınıza ekleyiverin canım benden soruyu ortaya çıkarması sizden soruyu sorması. Fakat kesin olan şu bundan 200 yıl önce böyle geçmişe bir hayranlık , bu şekilde gününden şikayet etme durumu yoktur sanırım. Düşünsenize Sheakspeare acaba diyor mudur beni Diyojen'e götürün onun fıçısında tiyatro oyunu yazmak istiyorum alın beni bu Britanya krallığından götürün geçmişe diye. Velhasıl zaman da bir ahlak problmidir demişler ya sanırım asıl detay burada yatıyor heralde.

Hiç yorum yok: