26 Nisan 2012 Perşembe

suya yazı yazmak

Bu blogta bugüne kadar kaç yazı yazdım hangi konularda yorum yaptım , hangi müzik ile kendimi anlattım hatırmıyorum artık. 3 yıldır sürekli birşeyler karalayınca kişisel not defterine dönmeye başladı zaten işler ve olur olmaz her bok hakkında ahkam kesmeye başladık sosyal medya eğilimine uyarak. Bugün muhtemelen bu tip kişisel ruh halimi anlatan son yazıyı yazıp bundan sonra duruma göre başka modda en azından uzun zamandır planladığım modda bir denemeye başlayacağım kısmetse. Gerçi kaç kişinin umrunda o ayrı bir tartışma ve sonuca ulaşamama konusu ama olsun ben dikkate alındığımı farzederek kişisellikten ziyade böyle garip bir bağlantılı hikaye üzerine bir kaç kelam edecem bundan sonra. Var olan sosyal medyada yer alan yazdıklarımız,anlattıklarımız,şikayetlerimiz ve bir sürü düşüncelerimiz hep aynı tıkanıklığa dayandı etti artık ve sıradanlaşmaya başladı ki gitgide dibe doğru bir iniş var aslına bakarsanız. Böyle suya yazı yazmaya döndü iş gitgide ve bu su birikintisi öyle az buz bişey olmayınca da kaybolması ve yok olması kolay olmaya başladı. Bu dakikadan sonra ne kadar kişisel veya önemli bir muhabbet hakkında zihinden geçenleri anlatmaya çalışsan da okunma süresi 4-5 saniye akılda kalma süresi 60-70 salisedir muhtemelen. Bu istatistiklerin kaynağı neresi diye sorarsanız götüm derim bu durumu anlatır heralde. Herneyse ben mesela buraya baktığımda son 3 yılda aşık olduğum,bunaldığım,kızdığım,üzüldüğüm,sevindiğim,güldüğüm,eğlendiğim zamanları tek tek ortaya çıkarabiliyor ve bunları kendimce okunmaya değer bir şekilde ifade etmişim diyorum. Dün akşam saatlerinde okuduğum bir kitapta bana bu durumun tetikleyebileceği ve başarmak için uğraşabileceğim yeni bir denemeye karşı içimde hissiyat ve güven oluşturdu ve bende bundan sonra kişisel yorumlarımı buradan paylaşmak yerine daha tutarlı ve birbirine bağlı bir hikaye ile ne kadar gidebilirsem,nereye bağlayabilirsem artık sonuna kadar gitmeye karar verdim. Bu anlatmalarım veya düşüncelerim muhtemelen 8-10 kişi tarafından okunup hımm dendiği için olacaktır. Madem insanlar (sayısı önemli değil) arada bakıyor ne yazıldı diye onlara biraz hikaye sunalım belki dikkatini çekmeye başlar yeni yazımsal düşüncem. Dünya var olduğundan beri muhtemelen insanlar notlarını kenarlara yazmaya başlamışlar , baksanıza bu duvar yazıları onlar bunlar , mağaradan tarih algılamalar,hitabeler,anıtlar falanlar filanlar. İnsan kendini muhtemelen en iyi yazarken anlatıyor ve yazarken anlatmaktan çekinmiyor. Yazdıklarının bir çok kişi tarafından okunma ihtimaline karşın yazarken beyin ve parmaklarından oluşan grup ne olduğunu bildiği için sanırım aynı zamanda mahremiyetin en alasını da yazarken sağlıyor . Ben öyle şeyler pek düşünmem gerçi , konuşurken ne kadar heyecanlıysam , yazarken de bir o kadar heyecanlı ve istekliyim. Konuşmadığım şeyleri pek yazamıyor,anlatamıyorum genelde. Mesela burada var olan yazıların pek çoğu yanımda o an kim varsa onunla ettiğim muhabbetten sonra çıkmış veya ben yazdıktan sonra mutlaka sözlü olarak insanlara okuması için anlatmışımdır. Özellikle twitter sayesinde bu özelliğimin veya konuşmaya üşenip sadece yazmaya yoğunlaştığım anların çoğalması beni korkutmaya başlamış ve madem öyle biraz o taraftan devam edeyim yazdıklarım da dillendirmediğim cümleler olsun kıvamına gelmiş bulunmakta ve bundan sonra burada okumak istediğinizde göreceğiniz her yazım da dillendirmekten çekindiğim bir denemenin yazım halini canlı kanlı görme imkanını sunacaktır. Aslında gizemli falan dursa da yazmak istediğim ve devam ettirmek istediğim şey bi uzun hikaye ve zaman zaman hikaye birbirinin bağlantısı kısa hikayeler ile buradan yayımlanacak ve ondan sonra anlıyacağım bakalım suya mı yazı yazdım yoksa gerçekten aaa bu güzel veya kötü yorumlarını alabilecek miyim. Ben suya yazı yazdım kafası ile yapacağım ama aksi olursa da ben daha çok cesaretlenip daha fazla yazmaya devam ederim. Evet işin özü budur sevgili paylaşanlarım ve paylaşmaya devam edeceklerim. Parmaklarım klavyeye vurduğu sürece değişik denemeler yapmaya devam edip,belki uzaklarda birisi beğenir atışını yapmaya devam edecem. Bundan sonra kısa bir süre sonra bir hikaye ile buralarda görüşmek ve gerçekten okuyan herkesten ama herkesten blogda var olan yorumla kısmından,twitterdan,gmailden fikrini alma ümidiyle. Cidden bu benim için bir test yayınıdır ve tanıdığım,tanımadığım herkesin ufak bir cümlesi çok önemlidir. Hadi ben kişisel yorumlarımdan arınır ve hayal gücüme dönüp bir hayal üretme fikrine başlarım.

3 yorum:

ado dedi ki...

sen yaz ben okurum

meral erdoğan dedi ki...

sessiz sedasiz takip edenlerden biri de benim...

meoezcan dedi ki...

sessiz sedasız kalanları ortaya çıkarmak zaten niyetimizi +1 diyelim o zaman :))